İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Fotoğrafı aramak…



H
ep en iyi fotoğrafı çekeceğimi düşündüğümde en iyi fotoğraftan bir adım daha uzakta olduğumu hissederdim. Aradığım fotoğraf herkesin benim olmalı dediği kadar yakın bu fotoğrafı benim çekmem imkânsız dediği kadar uzak olmalıydı örneğinden. İşte bu kadar ayırmalıydı kendini diğer fotoğraflardan.  Yoksa ne kıymeti kalırdı ki… En iyi fotoğrafı ben çekmeliydim. Peki nasıl?
Fotoğrafı arayarak… Fotoğrafa ulaşarak…
Hepimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiş belki bu düşünce girdabının içine girmişizdir. En büyük yanılgımızda burada başlar. Fotoğrafı bir paket haline getirmeye başlarız düşüncemizde. Oysa fotoğraf bir paket, bir kontrol edilebilir nesne gibi elimizde tutabileceğimiz bir şey değildir. Aradığımız fotoğraf aslında hep yanıbaşımızda olan bir an belki 1’ belki 1/2000 arasındaki bir önceki düşüncemizde gizlidir.  Biz o anı ortaya koyarak canlandırdığımızda yakaladığımız an hayat bulur. İşte böyle süregelen bir akış içerisinde de devam eder. Bize en yakın gelen o akış içerisinden seçtiğimiz andır aradığımız fotoğraf.
Aslında kurgusal bir içerikle her an dan topladığımız kâğıda döküp motife ettiğimiz alan içerisine sıkıştırdığımız anlar aradığımız fotoğraf… Onca çocuk, onca insan…
Feda ettiğimiz anın bir önceki ana başladığımız yolculuk.
Büyük bir heyecanla başladığımız kitabın ilk paragrafındaki karakter, elleri titreyerek bir insanı öldüren katilin nefesinin buğusu.
İşe geç kaldığımız sabahın üstünde bir otobüs seslenişi, bir arkadaşa hiç çıkarsız verdiğimiz bir gülümseme.
Tamamen neler anlatabileceğimin hikayesi. Eline bir kağıt kalem almadan zihninde bir pamuk ağırlığında yarattığın anın öncesi. İşte aradığın fotoğrafın hikayesi. Kurgulamalı mı, gelişine mi deklanşöre basmalı sorusunun cevabı.
Senin andan bir önceki zihninde yarattığından deklanşöre bastığın ana kadar olan sürede kamerandaki ayarlara göre yarattığın kare, fısıltını bugüne dek ulaştıran yolculuğun. Eğer kısır bir ortamda fotoğraf yaratmak ise istediğin kurguların sana yol gösterecektir. Ama düşünmeden kurguladığın zihnin seni yönlendirdiği ana ulaştığın anda yakaladığın an senin aradığın fotoğraf… Sabrın ve gücünün oluşturduğu deneyimle yoğurduğun bir önceki anın sana dönüşü diyebilirim. Basma kalıp dizgisel, soyut ve niceliksiz olarak hayata öylesine getirdiğin bir eser olarak bakma ona. O aradığın fotoğrafın ta kendisi… Senin öznen… Senin hikayen… Böyle düşünmüyorsan, aynı anı yaşayacağız demektir diğer milyonlarca an gibi. Oysa bir önceki an senin anın. İnanmıyorsan kendine sor.
Demek oluyor ki fırlattığın bir ok kadar anı kontrol edebildiğin, bir pamuğu fırlattığın kadar ağır olduğunu hissettiğinde; çektiğin fotoğraf sana senden gelen aradığın fotoğraftır. Düşünme, zaten yıllardır düşünüyorsun. Çek! 

Kurgu, an, fotoğrafı aramak, en iyi fotoğrafı çekmek.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir